SEO, Search Engine Optimization kelimelerinin kısaltılmış halidir. Türkçe; “arama motoru optimizasyonu” olarak adlandırılır. Bir web sitesinin arama motorları tarafından daha anlaşılır hale getirilmesini amaçlar. SEO çalışmaları, daha fazla organik trafik alabilmek ve arama sonuçlarında rakiplerinize göre daha üst sıralarda yer almak amacıyla girişilen bir rekabet alanıdır. Bu makaledeki adımları sabırla okuduğunuzda SEO nedir sorusuna doğru cevap bulmuş olacaksınız. En önemlisi SEO nasıl yapılır konusunda pratik ve etkili bakış açısı kazanacaksınız.

Ürün veya hizmetlerin, belirli bir hedef kitle için ön planda olmasını amaçlarız. Bu doğrultuda zengin içerikler üretiriz. İçeriklerin hem kullanıcı hem de arama motorlarına uygun olması gerekir. Optimizasyon; içerik yönetimi ve sayfa hiyerarşileri gibi “site içi” yapılandırmalardan başlayarak dış etkenlere doğru yönelir. Yani SEO işlemlerini içeriden dışarı doğru bir eylem olarak tanımlamak gerekir. Belirli noktalarda güç kazanır o noktalar üzerinden genişleyerek hedef kitleyi trafik olarak web sitemize kazandırabiliriz. Tıpkı bir girdap gibi, merkez ne kadar kuvvetliyse etki çapı o kadar artar. Tencereyi kürdanla karıştırmak başka bir sonuç, geniş bir kaşık veya kepçeyle karıştırmak farklı bir sonuç doğurur.

SEO, “içerik yönetim sisteminin” alt konusudur ve içerik yapılandırması alanında değerlendirilir. İçerik yönetimi ise UI ve UX adı verilen 2 temel iş alanıyla bağlantılıdır. UI (User Interface) kullanıcı arayüz tasarımı anlamına gelir. UX (User Experience) ise kullanıcı deneyimini temsil eder. Birbiriyle ilişkili iki meslek koludur. Bir web sitesinin ana dinamiklerini oluşturan bu alanlar; multidisipliner ve interdisipliner yaklaşımla çalışır. Yani SEO, deneyimli bir UI ve UX tasarımcısının / ekibinin birincil otorite alanıdır. SEO adına yapılacak işlemler UI ve UX uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Bir örnekle açıklayalım. 

Web siteniz, büyük verilerin çok sayıda kullanıcı tarafından sorgulanmasını içeriyor olsun. Bir kullanıcı web sitesine talep oluşturduğunda arka planda bir dizi işlem yürütülür. Bu işlem web sitesi ve sunucu tarafından yorumlanır ve ardından kullanıcıya ait tarayıcıda görüntülenir. Bu örnekte kullanıcının işlem sonucunu alma süresi ise 6 saniye olsun.

Eğer UI/UX uzmanları 6 saniye olan bekleme süresince “önyükleme animasyonu” (preloader) kullanılmasını uygun buluyorsa, bu öneri uygulanmalıdır. Yeterli teknik bilgiye sahip olmayan üçüncü bir taraf, sistemin işleyişini SEO adına düzenleyemez. Tıpkı Google’ın Analytics ve Ads servislerinde olduğu gibi, çok sayıda verinin işlendiği sistemlerde yazılım ve tasarımın uygun bulduğu ölçütler kullanıcıya sunulur. Ve bir “önyükleyici” kullanıcı tarafından görüntülenir. İşlemler arkaplanda bittiğinde esas sonuçlar ekrana yansır. 

Her web sitesinin ayrı bir dinamiği vardır. İşte birinci esasımız yukarıda belirttiğimiz kriterdir. Eğer genel kullanıcı kitlesine hitap etmiyor ve sayfanız olağan web sitesi dışında özel bir sınıflandırmaya giriyorsa, yapılandırma işlemleri yukarıda belirtilen alanlarda uzman kişiler tarafından gerçekleştirilmelidir. Biz bu makalemizde detaylı olarak “olağan web siteleri için” standart SEO yönetimini ele alıyoruz. 

Arama motoru optimizasyon işlemlerini anlaşılır ve pratik şekilde 10 bölüme ayırabiliriz. Bu adımlar sırasıyla; #1 hedef kitle, #2 anahtar kelimeler ve arama hacimleri, 3# metinlerin oluşturulması, #4 Sayfa hiyerarşisi ve içerik girişi, 5# SEO tanımları, 6# site içi link zinciri, 7# site dışı link zinciri, 8# trafik analizi, 9# güncelleme, 10# SEO takibidir. Bu adımların doğru bir şekilde uygulanması gerekir. Arama motorları (başta Google) iyi bir kullanıcı deneyimi yaşatmanızı ister. Sizi “kaliteli bir web sitesi” olarak tanımlayacak kriterler  işte bu kullanıcı deneyimlerindeki başarınıza bağlıdır. 

Şimdi bu konuları başlıklar halinde ele alalım.

#1 HEDEF KİTLE

Kuruluş, işletme veya çeşitli bireysel girişimler… Alanı fark etmez, mutlak suretle bir hedef kitleniz vardır. Bu hedef kitlesinin olduğu yer ise “pazar” olarak adlandırılır. Sağladığınız hizmetleri, bu hedef kitlelerin ilgili ve alaka düzeylerini referans alarak anlatmalısınız. Bu nedenle önce hedef kitlenizi belirleyin. Daha doğru anlaşılması için tüm dokümanı bir hizmet alanı üzerinden örneklendirelim. Bu hizmet alanı “spor aletleri” olsun. Pek çok spor dalında, sporcuların kullanacağı çeşitli ürünlere dair hizmet verdiğinizi varsayalım. 

Hizmet: spor aletleri

Kitle 1: Aktif olarak spor ile ilgilenen insanlar.

Kitle 2: Spor ile ilgilenmeyi düşünen insanlar.

Öne Çıkan Hizmet: Su Sporu Aletleri / Malzemeleri.

Kitle 1: Aktif olarak su sporlarıyla ilgilenen insanlar.

Kitle 2: Su sporlarına ile ilgilenmeyi düşünen insanlar.

Dikkat edin, öncelikli kitle ve öncelikli hizmet tanımladık. İkincil etki alanlarını da düşündük. İkincil kitleleri mulaka göz önünde bulundurmalısınız. Çünkü insan davranışları değişime eğilimlidir. Tüm rakipleriniz hazır kitleye odaklanmışken, siz yeni oluşan bir kitleye hitap edebilirsiniz. Buna bir örnek verelim. Su sporlarıyla daha önce ilgilenmemiş ama henüz ilgi duyan birisi internette şu aramaları gerçekleştirebilir:

“Su sporları nedir. Su sporları nasıl yapılır. Hangi yüzme paletini tercih etmeliyim?”

Eğer bu sorulara güncel ve ilgi çekici cevaplar üreten içerikler oluşturursanız, hazır kitle olmasa bile, potansiyel kitleye erişme şansı yakalarsınız. Bu yüzden planlama önemlidir. 

Peki, hedef kitleniz nerelerde kümeleniyor, yani bunun pazarı nerede? Bu soruya bir cevap vermeliyiz. Çünkü içeriğimizi nasıl ve hangi işgücü ile üreteceğimize dair kritik bilgi sağlıyor. Örneğin yüzme sporuyla ilgili sezonluk değişiklikler olabilir. Yaz mevsiminin gelmesiyle tatil yapmak isteyen insanlar denize kıyısı olan kentlere giderler. Denize girmek için çeşitli arayışlar içindedirler. Fakat yılın geri kalan kısımlarında yüzme sporuyla ilgilenmez, araştırmaz ve bir ürün tüketmezler. Tam tersi durum için senaryomuz ne olabilir? Yüzme sporuna yeni başlayan sporcular ve deneyimli sporcular nerelerde etkin halde gezinirler, nasıl iletişim kurarlar? Bir kısmı, günlük hayatlarından ve spor aktivitelerinden bahsetmek için Instagram kullanıyor olabilir. Ama Instagram “belki de” uzun zaman geçirmedikleri bir alandır. Bunun yerine sporcular, Youtube üzerinde profesyonel yüzücülerin kanallarını, videolarını takip ediyor olabilir. Hatta burada belki de saatlerce vakit geçiriyorlar. Fakat Instagram’da sadece 3 dakika zaman geçiriyorlar. Bu durumda Youtube, Instagram’dan daha etkili bir mecra olabilir. Demek ki "video oluşturma / düzenlenleme" üzerine bir iş gücü gerekecek. Not alalım hemen.

Hedef Pazar 1: Google Arama Sonuçları
Hedef Pazar 2: Youtube
Hedef Pazar 3: Instagram

Google arama sonuçlarında görünür olmak temelde size şunu ifade eder. “Kullanıcı kesin olarak verdiğim hizmeti arıyor. Kapının önünden geçen müşteri, evinde oturan potansiyel müşteriden daha önemlidir.” Bu nedenle birincil öncelik elbette Google Arama sonuçlarıdır. Paydaşı ve etki alanı ise 2 ve 3. kitlelerdir. 

Bakın şimdi hedef kitle konusunda kritik bir eşiğe geldik. Eğer Youtube’da hizmet verdiğimiz ürünlere dair videolar yapar, bunları reklamla veya youtube içinde organik trafikle sporcu kitlesine gösterirsek web sitemiz için çok etkili bir trafik sağlayabiliriz. Instagram ikincil öneme sahip olur. Instagram yapısı gereği doğrudan web sitenize yönlendirme yapmaz. Profilinizin “bir bağlantısı” vardır. Uzun videolar ekleyemezsiniz. Ve sporcular burada çok zaman geçirmediği için (farz ediyoruz) görünürlüğünüz de az olacaktır. Ama yine de önemlidir. 

Buradan çıkarılacak sonuç:

“Youtube üzerinde dikkat çekici içerikler üretmeliyim. Hem bilinirlik kazanmalıyım hem de yoğun kitleyi olabildiğince web sitem için trafiğe dönüştürmeliyim.” 

#2 ANAHTAR KELİMELER ve ARAMA HACİMLERİ

SEO nedir? Anahtar kelimeyi bir şişeye bırakılan not kağıdı gibi sıkıştırıp okyanusa bırakmak mı? Aslında kullanıcıların ilk algıladığı şey bu oluyor. Ne kadar çok anahtar kelime yazıp ne kadar çok şişeye doldururlarsa o kadar etkili olacağı düşüncesindeler. Maalesef bu düşünce hakim. Fakat doğru değil. Ürün ve hizmetlerinizi biliyorsunuz. Bunlara talip olacak hedef kitleniz ve pazarları da belirlediniz. Sırada bu kitleye, ürün ve hizmetlerinizi hangi içeriklerle göstermeniz gerektiği konusu var. Google Ads, anahtar kelimeler üzerinden arama hacimlerini görmenize olanak tanır. Anahtar kelimeler, içerikleriniz için alet kutusu gibidir. İçeriği hangi anahtar kelimeyle etkin bir şekilde kullanacağınızı bilmelisiniz. 

Asla içeriği üretirken “kendi bakış açınızla” anahtar kelime belirlememelisiniz. Malesef konu hakkında hiç araştırma yapmayan kullanıcılar “şu kelime yazınca çıkalım” diyerek belirli bir kalıba girmeye çalışıyor. Genellikle ya o anahtar kelime ardıl öneme sahip oluyor ya da birincil anahtar olsa bile başlangıç olarak rekabete uygun değildir. Eğer henüz başlarken rekabette kaybedeceğiniz zorlu kelimelerse, bu kelimeler yerine arama hacmi yüksek ama daha az rekabete sahip ardıl kelimeleri seçebilirsiniz. Buna karar vermek için hem arama hacmini, hem de Google Ads’te anahtar kelime reklamının rekabet fiyatlarını incelemelisiniz.

Google keyword planner aramasıyla hızlı bir şekilde anahtar kelime planlayıcıya ulaşabilirsiniz. Ayrıca Google Ads içinde, sağ üst kısımda Araçlar ve Ayarlar menüsünden “Planlama Sütununda” yer alan “Anahtar Kelime Planlayıcı” bağlantısına tıklayın. 

Karşınıza 2 seçenek çıkacak. Birincisi “Yeni anahtar kelimeler keşfedin”, ikincisi ise “Arama hacmi ve tahminleri alın” seçeneğidir. Biz ikincisini seçiyoruz. Herhangi bir anahtar kelime yazıp aratın. Açılan sayfadaki istatistik asıl aradığımız alan değil. Sol menüden en üstteki “Anahtar kelime fikirleri” isimli bağlantıya tıklayın. 

Evet işte Keyword planner, yani anahtar kelime planlayıcısı işte burada. Örneğimiz “spor aletleri” sektörü içindi. Ama biz acemi araması yapıp “Spor malzemeleri” diye aratalım. 

Aşağıda gördüğünüz gibi bir tablo çıkacak. (Temmuz 2020 verileri) Anahtar kelimemizin karşısında yer alan “Ortalama Aylık Ziyaretçi Sayısı” alanına bakın. Sütununun üzerine gelince detaylı bir istatistik geldiğini göreceksiniz.

Anahtar Kelime Hacimleri / Google Anahtar Kelime Planlayıcı

Resimde de göreceğiniz bu alan, anahtar kelimenin 1 yıllık dağılım istatistiğini gösterir. Bize burada şahane ipuçları veriyor. 1 Yıl içinde aylık ortalama 14.800 arama yapılmış. Ancak bu aramalar çoğunlukla Mart, Nisan ve Mayıs aylarında yoğunluk gösteriyor. Yani henüz bahar mevsiminde aramalar yoğunlaşıyor. SEO çalışmalarıyla birlikte veya haricinde bir reklam kampanyası oluşturacaksanız bu tarihleri referans almanızda fayda var demektir.

Yalnız önemli bir noktaya değinmeden geçmeyelim. Bu anahtar kelime, kendi içinde pek çok farklı arama betiğini de içerir. İstatistikler en mantıklı betik içine yazılır. Yani “spor malzemeleri” en geniş içeriktir. Tabii “malzeme” kelimesini tercih edersek.

Tabloda ilginç bir veri göreceksiniz. “Ortalama arama sayısı” sütununa tıklayın. En çok yapılan aramalar yukarıdan aşağıya sıralanacak şekilde listeleyin. “Evde spor aletleri” 2020 yılında çok aranan betik olmuş. Geçen yıl yaz aylarına kıyasla çok büyük bir farkla daha çok aranmış. Küresel salgın hastalık nedeniyle ülkemizde de mart, nisan ve mayıs ayları evlerde geçti. Kullanıcı davranışları değişti ve spor “malzemelerini” evde kullanıma yönelik olarak almak istediler. Nisan 2020’de 33.100 arama ile kendi içinde rekor kırılmış. Peki arama betiği size nasıl geldi? spor aletleri üzerine faaliyet gösteren bir firma nasıl bulunmak isterdi? Farz edelim ki herkesin “evde spor malzemeleri” isteyeceğini ön gördüler. Şunu düşünebilirler “Evde spor malzemeleri” anahtar kelimesi üzerine çalışalım.

Bu bir yanılgı olacaktı. Çünkü gördüğümüz üzere kullanıcılar malzeme değil “aletleri” olarak aratmış ve “Evde spor aletleri” sonucu ortaya çıkmış. 

Yukarıdan ikinci bir anahtar kelime olarak “spor aletleri” araması yapalım. Yani 2 büyük anahtar kelime arattık.”Spor malzelemeleri ve Spor aletleri” 

Görüyoruz ki benzer ama daha büyük bir arama “spor aletleri” şeklinde yapılmış. Rekabet düzeyinin “spor aletleri” aramasında daha çetin olacağı muhakkak. Fakat Malzeme kelimesi de son derece ilgi çekiyor. 

Her iki anahtar kelimeyi de not almak gerekir. Eğer aletler konusunda rekabete henüz giremiyorsak, daha az ama kayda değer ikincil anahtar kelime üzerine çalışabiliriz. 

Anahtar Kelime #1 : Spor Aletleri

Anahtar Kelime #2 : Spor Malzemeleri

Ayrıca bir fırsat olarak dönemsel anahtar kelime trendini kullanarak içerik üretebilir ve trafik çekebiliriz. 

Anahtar Kelime #3 : Evde Spor Aletleri

Fakat bizim spor aletleri adına öne çıkan ürün ve hizmetimiz “Su Sporları” alanıydı. Diğer spor aletleri üzerine de çalışıyoruz ama bu ürünler üzerine özel deneyimimiz, bir kitlemiz olduğunu düşünüyoruz.

Arama hacimleri bölümünde su sporları betiğini aratalım. 

Su sporları aylık ortalama 8100 arama hacmine sahip. Fakat Ekim 2019’da 22000 aramaya ulaşarak en çok arandığı dönem olmuş. Belki de bu tarihlerde çeşitli müsabaka ve etkinlikler olduğu içindir. İçerik ve reklamlar konusunda bu tarihi göz önünde bulundurmamız gerektiğini ifade ediyor. 

Peki ama bu betik doğrudan bizim işimiz değil. Ürüne mi odaklanmalı, yoksa branşa mı odaklanmalı? 

Hangi sektörde olursanız olun, ürününüz biz alana, branşa sahiptir. Ve kullanıcılar için ne kadar zengin içerik oluşturursanız, web sitenizi genel olarak o kadar beslersiniz. Belki de hedef kitleniz bu konuda bilgi aldıktan sonra ürünlerinizle de ilgilenecek. Veya kazandığınız “bilinirlik” ile gelecekte sizi tercih edecek. Tüm bu nedenlerle işiniz hakkında belirgin veya geniş ölçekli pek çok çalışmaya web sitenizde yer vermelisiniz.

Dördüncü anahtar kelimemizi ve varyasyonlarını da not alalım.

Anahtar Kelime #3 : Su sporları, su sporları nelerdir? nasıl yapılır? 

Şimdi arama betiğimizi ürünlere göre daraltalım. “Su sporu aletleri” diye arattığımızda, aylık ortalama 50’yi bulan bir hacim görüyoruz. Mayıs 2020, mevsimsel etki ile 140 arama ile en çok aramanın yapıldığı dönem olmuş. Amacımızla doğrudan ilişkili bir kelime. Fakat kitle biraz az geldi. Yine de hemen notumuzu alalım.

Anahtar Kelime #4 : Su sporu aletleri

Eğer bu sektörde hizmet veriyorsanız hangi aletlerin rağbet gördüğünü de biliyor olmalısınız. “Su sporu aletleri” yerine başka neler aratılabilir? 

“Yüzme Aletleri” daha belirgin (spesifik) bir kelime. Gerçekten de aylık ortalama 320 arama hacmiyle “su sporu aletlerinden” daha çok rağbet görüyor. Bu kelimeyle rekabete girmeliyiz. Rekabette geri kalsak bile “su sporu” olarak aratan kullanıcılara ulaşabiliriz. İki anahtar kelime de ideal. Ayrıca “su sporu” aramasını yapanlar daimi kullanıcılar olabilir. Tatil amacıyla değil, spor amacıyla bir arama yapmış olmaları ihtimalini göz ardı etmemeliyiz. Yaz aylarında artış gösteren yüzme aletlerini de not alıyoruz.

Anahtar Kelime Hacmi / Google Keyword Planner

Anahtar Kelime #4 : Yüzme aletleri

Öncelikli ve başkaca hizmet kalemleri olabilir. Örneğimiz için yeterli. Sonuçta anahtar kelime ararken varyasyonları ve etkenleri nasıl bulduğumuzu anlatıyoruz. Şimdi toplayalım ve bunu önem sırasına göre yapalım.

Anahtar Kelime #1 : Spor Aletleri

Anahtar Kelime #2 : Spor Malzemeleri

Anahtar Kelime #3 : Evde Spor Aletleri

Anahtar Kelime #4 : Yüzme aletleri

Anahtar Kelime #5 : Su sporu aletleri

Anahtar Kelime #6 : yüzme paleti, havuz paleti

Siz, her anahtar kelimenin karşısına ortalama arama hacmi ve mevsimsel değişikleri not edebilirsiniz. Hemen her sektör için bir mevsimsel etki söz konusudur. 

#3 ZENGİN METİNLER OLUŞTURUN

Örnek için yeterli sayıda anahtar kelime topladık. Şimdi web sitesi için metinlerin oluşturulması gerekiyor. Hizmetlerinizi, ürünlerinizi, anasayfadan başlayarak gruplara ayırmalısınız. Anasayfanız, farklı odalara açılan bir tür koridor olmalı. Plazalar, büyük iş merkezleri gibi düşünün. Çeşitli yönlendirmelerle ziyaretçileri (ve arama motorlarını) mekanda gezdirmelisiniz. Kritik birimleriniz, alt birimleriniz olmalı. En önemli iş alanını bodrum katının izbe bir köşesine yönlendirmemelisiniz. 

Bir kitap, bir makale veya gazete okurken neler görüyorsunuz? Örneğin gazetelerin manşeti vardır. Ön yüzde, vurucu ve büyük puntolarla en önemli gelişme vurgulanır. Ya da bir bilimsel kitabı ele alalım. Bir indekse sahiptir, hangi sayfada ne olduğunu bulmak isterseniz yüzlerce sayfayı gezmek yerine daha kısa bir sayfayı inceler ve hangi konunun kaçıncı sayfada işlendiğini görürsünüz. Ayrıca bir mantık sıralaması vardır. Temel bilgilerden başlar ve detaylandırarak bir konuya açıklık getirir. 

Web siteniz de tıpkı dergi ya da kitap gibi anlam bütünlüğüne sahip olmalı. Arama motorları bu bütünlüğü algılayacak algoritmalara sahiptir. Hatta pek çok insandan daha iyi anlar içeriklerinizi. Anasayfada tüm hizmetlerinizi kapsayacak bir ana başlık yer almalı. Logo ve menünün altında olmalı. Genellikle slayt alanlarını bunun için kullanırız. H1 etiketiyle sitenizin en genel içeriğini özetlemelisiniz. Örneğimizden devam edelim ve sitemizin ismi de Epsilos olsun:

“Epsilos Spor Aletleri”

Slayt alanında bunu H1 HTML etiketiyle eklemem faydalı olur. Eğer bir gerekçeyle H1 verilemiyorsa H2 etiketi kullanılabilir. Fakat iç sayfalarda mutlaka H1 kullanılmalı. 

Çok önemli ve geçerli bir sebebi yoksa anasayfanız için anahtar kelimeniz; firmanızın odak işi ya da firma adı olsun. Bu örnekte hem site adı hem anahtar kelime yer aldı. 

H1 başlığı aynı zamanda anahtar kelime içermeli. Bir web sitesi, arama motorları ve tarayıcılar tarafından kaynak kodu yukarıdan aşağı okunarak kayıt altına alınır. İlk boyama / ilk anlamlı okuma / ilk zengin içerik şeklinde tabir edilen bölümler vardır. Arama motorları bu veriye dayanarak sitenizi ziyaret eden kullanıcının ne kadar sürede, neyi gördüğünü kayıt altına alır. H1 başlığı tek başına yeterli değildir. Başlığınızı biraz daha detaylandıracak, ama çok uzun olmayan bir alt metine de ihtiyacınız var. Örneğimiz için kurgulayalım:

“Epsilos, Spor aletleri alanında 20 yılı aşkın süreyle hizmet vermektedir. Başta su sporları olmak üzere, tüm branşlar için spor malzemeleri sağlıyoruz. En kaliteli markaları, en uygun fiyatlarla sunuyoruz.”

Anahtar kelimelerimize de yer vermiş olduk. Arama motoru web sitenizi okuduğunda; logo ve menüden sonra hemen bu alanları okuyacaktır. 

Sırada anasayfanızda en önemli iş kollarınızı belirtmek var. Yukarıdaki ilk önemli içeriğin altında 3 veya 4’lü sütunlarda bu önemli iş kollarınızı belirtebilirsiniz. Başlıkları ise H2 etiketiyle kullanın, Eğer daha alt başlık varsa onları da h3 olarak kullanın. Slayt alanında anahtar kelimeyi H2 ile kullanmışsanız, aşağıdaki başlıkları h3 etiketiyle kullanın. Bu alt başlıklar altındaki normal metinleri fazla uzatmamalısınız. Web sitenizin tipografisine göre ortalama 3-4 satır yeterli olur. Hizmet metinleri, özet ve o hizmete dair anahtar kelime içermeli. İlgili sayfaları oluşturduktan sonra bu noktadaki yazı, buton ya da resimlerden yönlendirme yapmalısınız.

Anasayfanızın daha alt kısımlarında, yani ortalara doğru daha alt hizmetlerden, nicelikten ya da firmanızdan bahsedebilirsiniz. Nicelikten kastımız, ne kadar zamandır bu hizmetleri verdiğiniz, bayi ağınız, sektördeki başarılarınız, müşterilerinizin sizin için ne söylediği gibi detaylardır. 

Metinleri kısa cümlelerle girmenizde fayda var. Çok iyi metin yazarları çok uzun cümleleri anlam bütünlüğünü bozmadan yazabilir fakat deneyimlerimiz gösteriyor ki firma sahipleri ya da çalışanları bu konuda pek iyi değiller. Sırf “yazı göstermek” için uzun cümle oluşturma çabasındalar. Haliyle hiçbir teknik bilgi yer almasa bile okuyucu yazılanı anlamıyor. Paragraf kullanmayı da ihmal etmeyin. Çok uzun paragraflar kullanıcıyı yorar. 

Anasayfa kurgusunu yukarıdan aşağı önem sırasına göre yaptığınızı farz edelim. Şimdi menüye ve iç sayfalara geçebilirsiniz. Bu sayfalara ait içerikleri bir word dosyasında yazmanızı öneririz. Daha sonra açtığınız sayfalara içeriği aktarınız. Konu hakkında Google Dokümanlar servisini kullanabilirsiniz. Dokümanın nasıl işleyeceğini, nelere dikkat etmeniz gerektiğini yukarıda gördük.

Arama motorları sizden, ziyaretçiler için faydalı içerikler oluşturmanızı ister. Eğer iyi bir içeriğiniz varsa kullanıcılar sayfanızda daha uzun kalır. Sitenizdeki oturum süresi ve hemen çıkma oranları önemli metriklerdir. Bu nedenle kullanıcı için esaslı ve zengin içerikler yazmalısınız.

#4 SAYFA HİYERARŞİSİ VE İÇERİK GİRİŞİ

Metimleriniz hazırsa bu konu başlığında belirtilen standartlarla verilerinizi eklemenizi öneririz. 

İstisnai bir durum yoksa sayfalarınızı çok fazla iç içe linklerden oluşturmayın. Kullanıcı ne kadar az yönendirmeye tıklayarak esas içeriğe ulaşıyorsa o kadar iyi. Bunun istisnası blog yapıları ve e ticaret siteleridir. Kategori ve alt kategori bir zorunluluktur. Fakat olağan bir kurumsal sitede ciddi bir hata olur. 

Kullanıcının bir hizmeti fark etmeyeceğini düşünerek her şeyi ulu orta dizme gibi bir kaygı gütmemelisiniz. Sırf bu nedenle web sitesi genişliğine sığmayacak menü dizayn eden kullanıcılar var. Alt menü yapmamakta ısrar ederler. “Ya kullanıcılar görmezse” kaygısından kaynaklanıyor. Her şeyi soldan sağa dizdiğinizde de görmeyenler çıkar. Her kullanıcı her içeriği görmez, okumaz. Bu nedenle ölçülü, ergonomik yönlendirme başlıkları girmelisiniz. 

Web sitesi tasarımınızda üst menü için ortalama 6 menü başlığı kadar alan varsa, bu duruşa uygun genişlikte menü linkleri oluşturmalınız. Uzayacağını düşündüğünüz alanları alt menüler halinde kullanın. Kısaltmalardan yararlanın. Bu bir menü başlığı, çok uzun olması gerekmez. Örneğin “Yüzme Sporu Aletleri” diye menü başlığı belirtmeniz şart değil. Sığmıyorsa “Yüzme” şeklinde bile ayırabilirsiniz. Sitemizin genel başlığı zaten yüzme üzerine. Tıklandığı zaman gideceği hedef link de bu kelimeyi ve başlığı içeriyor. Böyle bir durumda kısaltmalardan faydalanabilirsiniz.

Gövde kısmındaki hiyerarşiden bir önceki başlıkta bahsetmiştik. İç sayfalar için de benzer bir durum var. Oluşturduğunuz metinleri iç sayfalarda şu şekilde kullanmalısınız.

H1 ile ana başlık.

Varsa bir alt metin.

H2 alt başlık.

Detaylı alt metin.

Daha alt başlık varsa H3 ile alt başlık

Detaylı alt metin.

H1 etiketi, başlıkların en üstünde olmalı. H2 veya diğer alt başlıklardan sonra H1 gelmemeli. 

Cümleleri çok uzun tutmayın. Anlaşılır olsun. Eğer tasarımcınız örnek içerikler oluşturmuşsa benzer uzunlukta girin. Yan yana 2 alan düşünelim. Solda metin, sağda resim var. Soldaki metinlerin uzunluğu, sağdaki resimlerin uzunluğu ile orantılı veya aynı olmalı. Eğer metinler daha az ise, resmin uzunluğunu ortalamalı. Tıpkı aşağıda olduğu gibi.

Sırf zengin bir içerik oluşturmak için kullandığınız tema tasarımının tipografisini bozmamalısınız. Bir paragrafta sürekli değişen renkler, çok sık tekrarlanan kalın harfler olmamalı. Eğer çok fazla satır içi metin biçimlendirme girerseniz, içerik / kod oranı da düşer. Arama motorları buna da duyarlıdır. Web sitenizdeki metinler, HTML kodlardan fazla olmalı. 

İçeriklerinize resim eklerken alt etiketleri doldurulmalıdır. Alt etiketi, resim bir sebepten tarayıcı tarafından yüklenmediğinde gösterilir. Ayrıca görme engelliler için de bir kılavuzdur. Arama motoru bir insan değildir ve resmin hangi konuyu içerdiğini bilmez. Bu nedenle alt etiketinde resminizi açıklayın. Çok tekrar etmemek kaydıyla anahtar kelimenize yer verin.

Eğer bir resim hedef link içeriyorsa, yani tıklandığında bir yere gidiyorsa “a etiketi” içinde demektir. A etiketleri mutlaka title, yani başlık almalı. Bu başlık, linke tıklandığında gidecek URL’nin neyi konu edindiğini anlatmalı. Söz gelimi bir “yüzme paleti” resmi eklemişsek ve bu “yüzme paletleri” isimli sayfaya gidiyorsa şu şekilde bir başlık (title) girebilirsiniz. “Yüzme paleti hakkında detaylı bilgiler” veya “tüm yüzme paletlerini inceleyin.” Bu başlığı girdiğinizde hem arama motoru hedefin ne olduğunu anlar, hem de kullanıcı linkin üzerine geldiğinde bu açıklamayı görür ve ne olacağını anlar. 

#5 SEO TANIMLARI

İçeriklerinizi genel itibariyle girdiniz. Şimdi SEO tanımlarına geçip, en sonunda nihai kontrolümüzü yapmalıyız. İçerik girmeden SEO tanımı yapılmaz. Bu nedenle 5. sırada ele aldık. Bir önceki aşamada sayfa linklerinizi doğru oluşturmamışsanız bile bu aşamada revize edebilirsiniz. Önce linklerden başlayalım.

Anasayfanız harici bir link almaz. Alan adınız ne ise odur.

İç sayfaların URL’si, anahtar kelimenizi ve haliyle ana başlığınızı içermelidir. 

Spor aletleri sayfamız üzerinden ilerleyelim. 

Bu sayfanın başlığı (H1): Spor Aletleri”

Anahtar Kelime: “spor aletleri”

Uygun link: alanadi.com/spor-aletleri

Şeklinde olacaktır. /en-kaliteli-spor-aletleri gibi bir betiğin içinde de olabilir. Faydası olacağını düşünüyorsanız elbette. Fakat çok uzun olmasın. Estetik kaygıyı göz ardı etmemek gerekir. Kullanıcı algısını daha sade tutmakta fayda var. Bir URL’de otomatik oluşturulan sayı veya uzantılar olabilir (.html, .php, id=328 v.b) bunların zararı olmaz. Eğer anahtar kelimemizi içeriyorsa. Sadece estetik sorun yaratıyor.

URL yapımız, başlığı ve anahtar kelimeyi içerdi. Şimdi bir de SEO açıklama (description) alanı gerekiyor. Yine anahtar kelimeyi içeren bir başlık gerekecek. Metinlerin oluşturulması sırasında bunu nasıl yapacağımızı belirtmiştik aslında. Ana başlık altında bir alt metin gibi tıpkı. Ben burada aynısını kullanıyorum. Aslında biraz daha farklı biçimini kullanmakta fayda var.

Toparlayalım.

URL: alanadi.com/spor-aletleri

Başlık: Spor Aletleri

SEO Açıklama:

“Epsilos, Spor aletleri alanında 20 yılı aşkın süreyle hizmet vermektedir. Başta su sporları olmak üzere, tüm branşlarda spor malzemeleri sunuyoruz. En kaliteli markaları, en uygun fiyatlarla sunuyoruz.”

Anahtar Kelime: spor aletleri, spor malzemeleri

Görüleceği üzere anahtar kelimemiz düzenli bir şekilde tekrar etti. İlgili sayfamızda da güzelce açıklamışsak tanımlama konusunda temel olarak yapmamız gerekenler bitti demektir.

#6 SİTE İÇİ LİNK ZİNCİRİ

Bu önemli bir konu. Hem arama motorları hem de kullanıcılar, web sitenize girdiğinde çeşitli sayfalara yönlendirilmeli. Kullanıcılar, gezdikleri her sayfada olabildiğince çok vakit geçirmeli. Eğer yolu göstermemişseniz doğal olarak gezemezler. Anasayfanızda tüm linklere yer veremeyebilirsiniz. Uygun olmayabilir. Fakat iç sayfalarda ve varsa blog sayfanızda bolca yer verebilirsiniz. 

Örneğin; Spor aletleri sayfasında, yüzme aletlerine link verdiniz. Yüzme aletlerinde ise yüzme paletlerine. Palet adına sunduğunuz hizmetten bolca bahsettiniz. Bir blog yazınızda ise “Yüzme Paletleri Nasıl Olmalı” başlıklı bir makale yazdınız. İşte palet sayfasında kısa bir cümle içinde bu sayfaya link verebilirsiniz. Blog yazınızda ise “yüzme paletleri” adlı “ürün sayfanıza” link verebilirsiniz. 2 karşılıklı link kazanmış olursunuz. Bu ne işe yarar?

Arama motorunda bir kullanıcının şunu aradığını farz edelim. “Yüzme paleti nasıl olmalı?” Google kullanıcıyı blog yazınıza yönlendirdi. Ve kullanıcı bu makalede esaslı bir yüzme paletinin nasıl olması gerektiğini öğrendi. 3 dakikada makalenizi okudu. Google istatistiklerinizde yüksek oturum süresi adına bir kullanıcı kazandınız. Daha da iyisi; ziyaretçi, makaleyi okuyup o blog yazısındaki yönlendirmeye tıkladı ve “Yüzme Paletleri” sayfanıza geldi. Belki de ürünü sizden almaya karar verdi. Google bu blog sayfasından sonra ziyaretçinin nereye yönlendiğini de not alır. Hatta bunları Analytics içinde görebilirsiniz.

Hem sayfalar, hem blog yazıları birbirine bağlanmalıdır. Sayfalarınız için çoğunlukla menü ve butonlar bu işi görür. Blog sayfaları için de “etiket sistemi" link zinciri oluşturmada etkilidir. 

Birbiriyle ilişkili 10 farklı makale yazdığınızı farz edelim. Buralarda işlenen ortak konular var. Eğer etiket alanında her bir makale için bir anahtar kelime belirtirseniz, etikete tıklayan kullanıcı ya da arama motoru; o etiketle ilişkili tüm yazıları görür. 

#7 SİTE DIŞI LİNK ZİNCİRİ (BACKLINK)

Bu noktaya kadar gelmişseniz gerçekten çok çalışmışsınız demektir. Ancak rekabette öne geçmek istiyorsanız hala çalışacağınız bir o kadar daha alan var. Site dışı link zinciri (Backlink) web sitenizin arama motorları (özellikle Google) tarafından değerlendirilmesinde büyük öneme sahiptir. Hayatın gerçek akışında insanlar birbirlerine çeşitli kaynakları ya da insanları tavsiye eder. Tavsiye verenin otorite konumuna göre söylediklerini ciddiye alır ve uygularız. Aracınızı tamir ettirmek için 10 arkadaşınızdan bir tamirci önermesini söylediniz. 4 kişi aynı kişiyi, kalan 6 kişi de her biri farklı olan başka kişileri önerdi. 4 kişinin de aynı kişiyi önermesi sizin için önemli bir kriter. Fakat tek değişkeni bu değil. Belki de 10 arkadaşınızdan birisi, eskiden oto tamircisiydi. Ve gerçekten tamir işinden anlıyor. Yeteneklerinden emin olduğu bir tamirciyi size önerdi. Siz onun otoritesine güvenerek diğer 4 kişinin önerisini göz ardı edebilirsiniz. İşte google’ın da bu tür metrikleri, ölçüm kriterleri vardır. 

Dışarıdan size ait web sitesini öneren sayfalar, kalitelerine göre size etki edebilir. Yeri geldiğinde 1000 adet önemsiz web sayfasından daha değerli 1 adet web sitesi bile olabilir. Domain Authority, yani alan adı otoritesi önemli bir metriktir. Moz.com, ahrefs ve ücretsiz olarak websiteseochecker.com adreslerinden alan adlarının otoritesini sorgulayabilirsiniz.

Sosyal medya platformlarından web sitenize olan bağlantılar, google sıralamanız ve kalite indeksinde önemli yere sahiptir. Web siteniz henüz yayın hayatına başlamışsa en iyi kaynağınız sosyal medya portalları olacaktır. Biz yukarıdaki örnekte Spor aletleri konusuda Youtube’un daha etkili olabileceğini farz etmiştik. Youtube için video içerikler üretebilir ve oradan web sitemize yönlendirme yapabiliriz. Benzer şekilde Instagram, twitter, facebook, pinterest gibi mecraları da mutlaka kullanmalıyız.

Sitemiz en azından 1-2 ay yol aldıktan sonra, sektörünüzle ilgili web sitelerinden backlink almaya çalışabilirsiniz. Sektör ile bağlantısı ne peki? Elbette yine otorite. Vedat Milör’den nerede ve ne yiyebileceğinize dair bir tavsiye alabilirsiniz. Çünkü konuyla ilgili biliniyor ve otorite kabul ediliyor. İnsanlar onun verdiği tavsiyeye uyma eğilimi gösterecektir. Fakat kimse (en azından aklı başında olanlar) Vedat Milör’den moleküler biyoloji konusunda nerede ihtisas yapması gerektiğine dair tavsiye almaz. Web siteniz, örneğimizde olduğu gibi spor alanındaysa, en yakın kulvardan başlayarak en geniş skalaya kadar spor alanında tavsiye kaynağı (backlink) arayabilirsiniz. Ve mümkünse dofollow backlink olmalı. Öncelikli işimiz yüzme sporu ise, bu alanda faaliyet gösteren ve herkese açık forumlar, sosyal medya grupları ilk hedefimiz olmalı. Sonra diğer spor ile ilgili olan siteler, haber siteleri ideal mecralarımız olacaktır.

Sizi doğal yollarla, kendiliğinden tavsiye edecek siteler bulmak zordur. Bu nedenle çeşitli ölçeklerde haber sitelerinde sponsor haber / makale alabilirsiniz. Bunu tavsiye etmeyen kişiler olacaktır. Fakat gayet olağan bir durum. Abartılmaması kaydıyla elbette. Eğer belirli bir bölgede spor ürünleri satıyorsanız, o bölgede ya da şehirde bulunan haber portalları sizin için iyi birer kaynak olabilir. Hem backlink açısından hem de o haberi / makaleyi gören potansiyel müşterileriniz açısından faydalı olacaktır. Google news kaydı olan haber portalları tercih edilebilir. İlgili portalın durumunu, domain otoritesini mutlaka kontrol etmelisiniz. Alexa sıralamasının ne olduğu, spam konusunda sorun yaşatıp yaşatmayacağını bilmelisiniz.

Domain Otorite Sorgulama (DA Sorgulama)

Görselde Türkiye’de önemli bir yere sahip Webrazzi’nin domain otorite bilgilerini görüyorsunuz. Görsel, websiteseochecker kullanarak yapılan bir sorgulamaya ait. DA,  domain otoritesini temsil ediyor ve şu an itibariyle 61 puana sahip. Bu güzel bir skor. PA ise Page Authority yani “sayfa otoritesi” anlamına geliyor. Her sayfa aynı otoriteye sahip değildir. TB; toplam backlink sayısını temsil ediyor. 104 Bin backlinke sahip. SS alanına dikkat ediniz. Spam Score’un kısaltmasıdır. %1 standart bir veri. Yani kaynağımız spam konusunda temiz. Alan adı yaşı, kaynağın otoritesi hakkında önemli bir yere sahiptir. 2020 Temmuz’unda 13 yıl ve 353 gün olduğunu gösteriyor. TF, CF alanları, yani Trust Flow ve Citation flow, bir başka makalenin konusu. Fakat şunu bilmeniz yeterli, bu iki değer 0-100 arasında ölçeklenir ve ne kadar yüksekse o kadar iyidir. Domain otoritesi ile birlikte bu alanı gözden kaçırmamakta fayda var.

Backlink alırken (ya da kazanırken) işte bu ölçümlerle kaynaklarınızı karşılaştırıp en kaliteli olan hangi web sitesi ise oraya linkinizi eklemeye çalışın. Sizi tavsiye eden linkler, bir zincirin halkası gibi dönüp dolaşıp web sitenize bağlanmalıdır. Footer, yani sitelerin en altındaki bölümlerden link almamanızı öneririz. Sizi tanıtan makaleler içinden link alabilirsiniz. İçerikleri özgün olmalı.

8# SİTE TRAFİK ANALİZİ

Web sitenizi ziyaret eden kullanıcılar hem zamana göre hem de demografi gibi metriklere göre farklı davranışlar sergiler. Bu da trafiğinizi ve sitenin kullanım biçimini etkiler. Ziyaretçilerinizin nereden geldiğini, ne yaptığını bilirseniz işte o zaman iyi yönlerinizi ve eksiklerinizi anlayabilirsiniz. Bu zamanla olacak bir şeydir. Bilgisayar başında kahve içerken 5-10 dakikada yapılacak işlemler olmadığını açıklıkla ifade edelim. Sık sık incelemeli, verilerden anlamlı sonuçlar çıkarmalı ve harekete geçmelisiniz. “Yaptım bitti, bu böyle yürür gider” derseniz yarın çıkacak bir rakibiniz bir anda tüm düzeninizi alt üst edebilir. Hedef kitleyi belirlerken anahtar kelime hacimlerinde bir şey görmüştük. “Evde spor aletleri” ile ilgili bir arama betiği bir anda yükselmiş. Bunu öngören veya trafik başladığında ilk fark eden, içeriğini bu anahtar kelimeye göre hazırlamış olabilir. Öyle yoğun bir trafik almayı başarır ki ilk sıradaki sitenizin “spor aletleri” betiğiyle aldığı trafiği ikiye katlar. Belki o an ilgili kitle sitenize girdi ve saniyeler içinde çıktı. Aradığı ürünleri bulamadı. Google, ziyaretçilerinizin siteye girişleri ve ani çıkışlarını kaydetti. Sonra rakip sitenin verilerini inceledi. Kitle, ilgili web sitesinde uzunca bir zaman geçiriyor ve çeşitli etkileşimlere giriyor. Diğer sitenin otoritesi artarken, sizin otoriteniz zayıflıyor.

İşte bu gibi örnekleri çoğaltılabilecek pek çok unsur var. Bu nedenle verilerinizi çok iyi analiz etmeli, zamanla hatalarınızı gidermelisiniz. Google’ın Search Console ve Analytics servisleri bunun için var. 

Aslında search console kaydını web sitenizi açar açmaz yapabilirsiniz. Fakat biz bu makalede bir iş gücü ve önem sıralaması yaptık. Boş bir sitenin analizi olmaz. Search Console’da web sitenizin mülkünü doğruladıktan sonra varsa site haritanızı ekleyin. Yoksa da önemli değil. Belli başlı sayfaları google dizinine ekleme isteğiyle göndermeniz bile yeterli. Google site içi link zincirinden (veya backlinklerden) yine içeriklerinizi bulur ve kayıt altına alır. Search console, dışarıdan gelen trafiklerinizi de istatistik olarak sunar. Fakat analytics çok daha detaylı veriler sağlar. Analytics kaydınızı oluşturduktan sonra, Search Console’u Analytics hesabınıza bağlayın.

Analytics hesabınızın sol menüsünde (en altta) Yönetici > Ürün bağlantısı > Search Console yolunu izleyerek “bağlantıyı ayarla” alanına ulaşabilirsiniz. 

Bağlantıyı yaptıktan birkaç gün sonra analytics içinde; Edinme > Search Console > Sorgular alanını göreceksiniz.

Web sitenize gelen trafiğin, hangi sorgulardan geldiğini burada görebilirsiniz. Tarih aralıkları seçerek anahtar kelimelerin “ortalama konum” ilerlemelerini de göreceksiniz. 

Analytics’te Davranış > Genel bakış alanına gelin. Bu alanda “Sayfada Geçirilen Ortalama Süre” istatistiğini göreceksiniz. 1 Dakika ve üzeri sizin için güzel bir istatistik olacaktır. Hemen çıkma oranları ne kadar düşük olursa o kadar iyi demektir. 

Analytics’te Edinme > Genel bakış alanında, kanallardan gelen kullanıcıların “ortalama oturum süresi” istatistiklerini takip edin. 

Şimdi en sık ve anlaşılır istatistik kısmını ele alalım. Kitle > Genel bakış kısmında varsayılan olarak “Tüm kullanıcılar” ekrana getirilir. Üst kısımda “Segment ekle” alanından şu üç segmenti seçerek ekleyin:

Doğrudan trafik, organik Trafik ve ücretli trafik (reklam vermişseniz elbette) Tüm kullanıcılar segmentini ise kaldırın. Daha sonra eski haline alırsınız.

Kullanıcıların doğrudan, organik ve ücretli ziyaret durumlarına göre; oturum süresi ve hemen çıkma oranlarını görebilirsiniz. Organik aramada “hemen çıkma oranı” çok yüksekse (örneğin � ) kullanıcıların asıl aradığı şeyi yeterince sağlamıyorsunuz demektir. Ya kötü bir içerik ürettiniz ya da yanlış kitleyi, yanlış içerikle hedeflediniz demektir. 

Trafik türüne göre bir sorun görmüşseniz ve daha detaylı incelemeniz gerekirse; davranış > site içeriği > tüm sayfalar kısmına gelin. 

Belirlediğimiz segmentlere göre hangi sayfada, hangi trafik türü ne kadar zaman geçiriyor ve hemen çıkma oranı ne ise tam olarak görürsünüz. Örneğin pek çok sayfada istatistikler iyi ama bir sayfanız var ki çok fazla ziyaretçi çekmesine rağmen sayfada geçirilen ortalama süre çok düşük ve hemen çıkma oranı çok yüksek. O sayfayı ziyaret edip ne olup bittiğini anlamaya çalışın. Belki de şöyle bir senaryo ile karşılaştınız. 

Anahtar kelimeniz yüzme paletleriydi, siz sadece paletler dediniz. Şans eseri tank paletleri gibi alan ile bağlantısız bir sonuçta yer aldınız. Kullanıcılar sitenize girdiği gibi çıktı. 

9# WEB SİTENİZİ GÜNCEL TUTUN

Web siteniz, içeriğinizi hazırladığınız zaman dilimi için zengin olabilir. Fakat zaman içinde güncelliğini yitirir. Hemen her alan için geçerlidir bu. İster yemek sektörü olsun, ister spor alanında. Özellikle bilişim sektörünü ilgilendiren alanlarda yazılarınızı güncel tutmalısınız. Google, güncellenen ve zenginleştirilen içerikleri sever. Bunu nasıl mı anlıyoruz? Küçük bir örnekle açıklayalım.

DNS Prefetch kullanımı için bir makale oluşturduk. Bu makalenin bir başlığı, açıklaması ve anahtar kelimesi vardı. Doğal olarak anahtar kelime ile yapılan arama sonuçlarında meta description, yani açıklama alanında ne yazmışsak onun görünmesini beklersiniz. Böyle olmadı. DNS Prefetch kullanımına dair HTML etiketi yazdığımız “örnek kod satırı” çıktı. Aslında kullanıcının bir numaralı aradığı içerik buydu. Fakat açıklamada doğal olarak belirtmedik. Makale içinde de geniş bir paragraf ile ne olduğunu tanımladık. Sonra örnek kodu ekledik. Google makale içinden kullanıcıya asıl gereken içeriği cımbızlayıp açıklama olarak ekledi. Benzer durumu Google Ads akıllı reklam sihirbazında da görüyoruz. Birbirine alternatif, reklamınızla ilişkili çok sayıda açıklama alanı giriyorsunuz. Google’da arama yapan kullanıcıların aradığı terimlere göre, en uygun sonucu hangi açıklamalar karşılıyorsa o içerik gösteriliyor. Yani çeşitli kombinasyonlar deniyor. Deneysel bir durum ve Ads üzerinde henüz çok iyi sonuçlar elde ettiğini görmedik. Fakat benzer bir mekanizma artık google arama sonuçlarında da var.

Peki tüm bunlar ne demek oluyor? 

Eğer zengin bir içerik girer ve aralıklarla güncelleyerek daha iyi bir hale getirirseniz, potansiyel farklı arama kombinasyonlarına o kadar duyarlı hale gelirsiniz. DNS Prefetch örneğinde olduğu gibi “Çözüm; sayfanızın head alanına şu kodu eklemektir” diyerek vermesek, o alan arama sonucunda doğrudan açıklama olarak görünmeyecekti. İlgili aramayı yapan kullanıcılar, kod kısmını açıklamada gördüğünde “tamam aradığım belli ki burada” diyecektir. 

Bu dokümanı oluştururken “evde spor aletleri” konusuna değinmiştik. Bu tür istisnai durumlardan haberdar olmanız ve hemen harekete geçip yazılarınızı bu yeni kelimelerle genişletmeniz gerekir. 

10# SEO ve RAKİP TAKİBİ

Artık tüm düzeninizi kurdunuz. Fakat yine bitmiyor. Hem yaptığınız SEO çalışmalarını takip etmeli, varsa sorunlu içerikleri düzeltmelisiniz hem de rakiplerinizin neler yaptığını sinsice takip etmelisiniz. 

Backlink, anahtar kelimelerin sıra takibi, alexa sırası, trust flow, citation flow değerlerinizi güncel bir şekilde takip edebileceğiniz çeşitli kaynaklar var. Bunlardan başlıcaları; Moz, Ahrefs, Monitorbacklinks.com adlı sitelerdir. Örneğin monitorbacklink, 30 gün boyunca ücretsiz deneme sunuyor. Rakipleriniz nerelerden backlink almış görebiliyorsunuz. Elbette sahip olduğunuz backlinkleri de. Ayrıca tüm bu istatistikler belirli periyotlarla güncelleniyor. 

Web sitenizi ve rakiplerinizi karşılaştırma (Competitors) alanından analiz edebilirsiniz. Mümkünse rakibinizin backlink kazandığı yerden siz de backlink almaya çalışın. Belki herkese açık bir portaldır. Bu, rekabet konusunda güzel bir eşitlik sağlar. 

Rank tracker alanında, eklediğiniz anahtar kelimelerin rakiplerle olan karşılaştırmasını göreceksiniz. X anahtar kelimesinde siz neredesiniz, rakipleriniz nerede. Bir zaman çizelgesiyle haftadan haftaya değişimleri analiz edin. 

Ayrıca monitorbacklinks ile Analytics hesabınızı birbirine bağlayabilirsiniz. Bu sayede giriş ekranı (overview) bölümünde hem backlinklerin kayıt zamanı, hem de ziyaretçi trafiğinizi görebilirsiniz. 

Umuyoruz ki SEO nedir sorusuna anlaşılır bir cevap vermişizdir. Eğer anlaşılmayan noktalar varsa hiç çekinmeden bize iletebilirsiniz. Cevaplamaktan memnuniyet duyarız. Farklı sektörlerde, farklı web siteleri için nasıl SEO çalışması yapılabileceğini anlatan yeni makalelerimiz olacak. Bizi takip edin, güncel kalın.